AB'nin genişleme süreçlerini bir yapboza bahsedebiliriz |
Roma Antlaşması'nın 1958 yılında yürürlüğe girmesinden sonra, gerek Avrupa Toplulukları'nın temellerini atması bakımından (Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu-AKÇT, EURATOM, Avrupa Ekonomik Topluluğu-AET) bakımından gerek Roma Antlaşması'nda yer alan politikaların uygulanması açısından başarılı bir dönem başlamıştır. Kurucu üye devletler (Fransa, Almanya, İtalya, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg) arasındaki Gümrük Birliği, Roma Antlaşması'nda öngörülen tarihten bir buçuk yıl önce, 1 Temmuz 1968'de tamamlanmış, ulaştırma ve enerji alanlarındaki gecikmelere rağmen AET, “geçiş dönemi” adı verilen ilk uygulama devresinin sonunda 31 Aralık 1969 tarihinde Antlaşma ile saptanan hedeflerin çoğuna ulaşmayı başarmıştır.
1957 yılında Avrupa bütünleşmesi |
Avrupa bütünleşmesi birbirini takip eden çeşitli genişleme ve derinleşme süreçlerinden geçerek ortak para biriminden, tarım ve göç politikalarına kadar pek çok alanda ortak politikalar uygulayan 28 üyeli bir Birliğe dönüştü. Bu süreçte "genişleme politikası", AB'nin en önemli dış politika aracı oldu. AB yeni üye devletleri bünyesine katarak ekonomik, siyasi ve jeopolitik açıdan çok daha güçlü bir Birlik haline geldi ve uluslar arası sistemdeki etkinliğini artırdı.
AB'nin genişleme politikası Avrupa bütünleşmesine paralel olarak gelişti ve değişti. Özellikle Merkezi ve Doğu Avrupa Ülkelerinin üye olduğu son genişleme dalgası, genişleme politikasının ve "koşulluluk" ilkesinin kurumsallaşmasını sağladı. 1993 yılında yapılan Kopenhag Zirvesinde belirlenen kriterler üyelik koşullarını kesin bir biçimde ortaya koydu. Aday ülkelerin üyelik koşullarını karşılamak için yapmakla yükümlü olduğu çalışmalar, Katılım Ortaklığı Belgesi ve İlerleme Raporu gibi belgelerle hem ayrıntılandırıldı hem de düzenli olarak izlenmeye başlandı. Böylece AB, yaklaşık yarım yüzyıllık birikimini korumayı ve genişleme yüzünden mevcut politikalarından geri adım atmamayı başardı.
AB'nin Genişleme sürecini, temel olarak 5 ama genel olarak 6 döneme ayrılabiliriz demiştik. Haydi bu genişleme dalgalarının süreçlerini ve aşamalarına birlikte göz atalım.
Birinci Genişleme (İngiltere, İrlanda, Danimarka - 1973)
![]() |
AB 1973 Genişlemesi |
Avrupa Birliğinin(AB) ilk genişlemesidir. İngiltere, İrlanda ve Danimarka 1961 yılında üyelik için AB'ye başvurdular. Fransa dışındaki diğer ülkeler, İngiltere'nin üyeliğine sıcak bakarken, dönemin Fransa Cumhurbaşkanı Charles De Gaulle, ülkenin Kıta Avrupa'sından oldukça farklı olduğu, ekonomik sıkıntılar yaşadığı, Amerika Birleşik Devletleri'ne askeri ve diplomatik açıdan bağımlı olduğu, bu yüzden Birliğin gelişimini engelleyeceği gibi gerekçelerle bu üyeliğe karşı çıktı. İngiltere 1967 yılında tekrar başvuruda bulundu ve başvurusu aynı gerekçelerle yine kabul edilmedi. Genişleme süreci, ancak 1969 yılında De Gaulle'ün Fransa Cumhurbaşkanlığından istifa etmesinden sonra başladı ve İngiltere, İrlanda, Danimarka 1 Ocak 1973'te AB'ye üye oldu. Böylece Avrupa Birliğinin 1. genişleme süreci tamamlandı.
İkinci Genişleme (Yunanistan - 1981)
![]() |
Yunanistan AB'ye katılıyor.1981. |
Üçüncü Genişleme: (İspanya, Portekiz - 1986)
![]() |
AB 3.genişleme dalgası. 1986. |
İber Yarımadası genişlemesi olarak da tanımlanan üçüncü genişleme, İspanya ve Portekiz'in 1 Ocak 1986 yılında AB'ye üye olmasıyla gerçekleşti. Bu iki ülkenin üyeliği oldukça tartışmalı bir sürecin sonucuydu. Bunun nedeni ise İspanya ve Portekiz'in üyeliğe başvuruda bulundukları 1970'lerde hem siyasi hem de ekonomik olarak az gelişmiş olmalarıdır. İspanya ve Portekiz'in AB'ye üye oldukları takdirde gerek tarım alanında gerekse işçilerin serbest dolaşımı konusunda üye devletlere ekonomik açıdan yük oluşturabilecekleri endişesi, AB'nin gündemini uzunca bir süre meşgul etti. AB bu dönemde uyguladığı tarım politikasının yol açtığı üretim fazlası sıkıntılarıyla karşı karşıya olduğu için, İspanya ve Portekiz'in üyeliğine karşı ciddi bir muhalefet oluştu. Ancak Akdeniz'in AB açısından jeopolitik önemi ve genişleme politikasının başarısı tüm bu tartışmaların aşılmasını sağladı.Böylece Avrupa Birliğinin 3. genişleme süreci tamamlandı. Böylece Avrupa Birliğinin 3. genişleme süreci tamamlandı.
Dördüncü Genişleme: (Avusturya,Finlandiya, İsveç - 1995)
![]() |
AB'nin 1995 yılındaki genişleme dalgası. |
AB'nin dördüncü genişlemesi Soğuk Savaş sonrasında yaşanan gelişmelerle yakından ilgilidir. Savaş sırasında tarafsızlık politikası izleyen Avusturya, Finlandiya ve İsveç, Soğuk Savaş sona erdiğinde AB'ye katılmaya karar verdi. Birliğin ortak para birimi "Avro"ya geçmeye çalıştığı ve genişlemenin AB'nin gelişiminde önemli bir araç olarak görüldüğü bir dönemde zaten "Avrupalı" olarak addedilen bu ülkelerin başvurusu olumlu karşılandı. Avusturya, Finlandiya ve İsveç 1 Ocak 1995'te sessizce AB üyesi oldu. Böylece Avrupa Birliğinin 4. genişleme süreci tamamlandı.
Beşinci Genişleme: (Macaristan, Polonya, ÇekCumhuriyeti, Slovakya, Slovenya, Letonya, Litvanya, Estonya, Malta, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi - 2004) (Romanya, Bulgaristan - 2007)
![]() |
AB'nin en büyük genişleme dalgası.2004. |
![]() |
Romanya ve Bulgaristan AB'ye katılıyor. |
Altıncı Genişleme: (Hırvatistan- 2013)
3 Ekim 2005'te katılım müzakerelerine başlayan ve 9 Aralık 2011'de Katılım Antlaşmasını imzalayan Hırvatistan’ın 2013 yılında üye olmasıyla, AB 28 üyeli bir Birlik haline gelmiştir. Böylece Avrupa Birliğinin 6. genişleme süreci tamamlandı.
Günümüz AB haritası |
Sonuç olarak, her geçen gün daha çok alanda ortak mevzuatın ve uygulamanın oluştuğu AB müktesebatının korunması ve bütünleşme sürecinde geri adım atılmaması Birliğin temel önceliğidir. Bu yüzden AB'nin gelişimine paralel olarak genişleme politikası ve üyelik koşuları da değişmiş, üyeliğin getirdiği sorumluluklar arttıkça, yeni üye olacak ülkelerin önündeki engeller yükseltilmiştir. Ancak genişleme AB'nin hâla en önemli dış politika aracıdır ve AB'nin uluslararası sistemdeki artan gücünün temel kaynağıdır.
Avrupa Birliği'nin Genişleme Aşamalarını gösteren bu videoyu da izleyerek AB'nin genişleme sürecine tanıklık edebilirsiniz!
Genişleme Sürecinin Kısa Tarihçesi
1957- Almanya, Belçika, Fransa, Hollanda, İtalya ve Lüksemburg Roma Antlaşması’nı imzalayarak Avrupa Ekonomik Topluluğu’nu (AET) kurdu.1963- Türkiye ile Ankara Anlaşması imzalandı.
1973- Danimarka, İrlanda ve Birleşik Krallık Avrupa Toplulukları’na (AT) katıldı.
1981- Yunanistan AT’ye katıldı.
1986- İspanya ve Portekiz AT’ye katıldı.
1987- Türkiye AT’ye katılım başvurusunu yaptı.
1990- Doğu ve Batı Almanya’nın birleşmesi sonucunda, eski Demokratik Almanya Cumhuriyeti ile
bütünleşme gerçekleşti.
1993- Avrupa Konseyi Kopenhag’da katılım kriterlerini kararlaştırdı.
1995- Avusturya, Finlandiya ve İsveç AB’ye katıldı.
1996- Türkiye ile Gümrük Birliği kararı kabul edildi.
1999- Avrupa Konseyi Helsinki’de Türkiye’nin adaylık statüsünü tanıdı.
2000- Zagreb Zirvesi’nde Batı Balkan ülkeleri İstikrar ve Ortaklık Sürecine tam taahhütlerini teyit etti.
2003- Hırvatistan AB’ye katılım başvurusunu yaptı. Selanik Zirvesi’nde AB’nin Batı Balkan ülkelerini Birlikle bütünleştirme taahhüdü yenilendi.
2004- Çek Cumhuriyeti, Estonya, Kıbrıs, Letonya, Litvanya, Macaristan, Malta, Polonya, Slovakya ve
Slovenya AB’ye katıldı. Makedonya Eski Yugoslav Cumhuriyeti AB’ye katılım başvurusunu yaptı.
2005- Türkiye ve Hırvatistan ile katılım müzakereleri başlatıldı. Türkiye ve Hırvatistan için tarama süreci başlatıldı.
2006- Türkiye ve Hırvatistan ile müzakerelerin birinci faslı açıldı ve geçici olarak kapatıldı.
2007- Ocak 2007’de Bulgaristan ve Romanya Birliğe katılarak AB Üye Ülkesi oldu.
2013- Hırvatistan AB üye ülkesi oldu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorum yaptığınız için teşekkür ederim :)